$ DOLAR → Alış: 5,35 / Satış: 5,37
€ EURO → Alış: 6,08 / Satış: 6,10

Alerjik Hastalıklara Kesin Çözüm





Alerji vücudumuzu koruyan bağışıklık sisteminin normalde zararlı olmayan maddelere karşı verdiği aşırı duyarlılık yanıtıdır. Alerjiye yol açan maddelere alerjen denilir. Alerjenler vücuda cilt, solunum veya ağız yoluyla alınabilirler. Vücudun alerjik yanıt verebilmesi için bu maddeyle önceden karşılaşmış ve duyarlı hale gelmiş olması gerekir. Vücut aynı alerjenle tekrar karşılaştığında bağışıklık sistemi alerjeni tanır ve çok hızlı yanıt verir.

Alerjik reaksiyon sonucu kaşıntı, astım, alerjik rinit (saman nezlesi), hapşırık, geniz akıntısı, gözlerde kızarma, burun tıkanıklığı, burun akıntısıb şeklinde semptomlar ortaya çıkabilir. Genellikle alerjenden uzaklaşma semptomların  sonlanmasını sağlar.

Alerji; insanın savunma sisteminin genellikle zararsız maddelere karşı verdiği abartılı tepkidir ve genellikle çocukluk çağında başlayarak uzun yıllar, hatta yaşam boyu devam eder.

Alerjiler genellikle çocukluk çağında başlar  ve uzun yıllar devam eder. Özellikle çocuklarda en sık görülen kronik hastalıklar alerjik hastalıklardır. Bebeklik döneminde süt, yumurta gibi gıdalara gelişen alerji, alerjik egzama ya da gıda alerjisi olarak ortaya çıkar ve yıllar içinde çocuk büyüdükçe solunum sistemi ile ilgili alerjilerin belirtileri başlar. Ev tozu, küf, nem, polen gibi alerjenlere duyarlı hale gelme sonrası, alerjenle karşılaştıkça tekrarlayan veya sürekli hırıltı, öksürük, burun akıntısı, burun tıkanıklığı gibi belirtilerle kendini gösteren alerji, yaş ilerledikçe zamanla azalıp artsa da kesin olarak yok olmaz ve hayat boyu devam eder.

Alerjik Hastalıklara Kesin Çözüm
Yüzyılın başlarında nadir hastalıklar olarak görülen alerjik hastalıklar, zamanla çevredeki olumsuz değişimlerin tetiklemesiyle son 30-40 yılda çok ciddi oranda artmıştır. Araştırmalara göre 15 yıl içinde Avrupa nüfusunun yarısından fazlasının herhangi bir çeşit alerjiden yakınacağı öngörülmektedir.

Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Pediatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nerin Bahçeciler Önder ile Öğrt. Üyesi Doç. Dr. Arzu Babayiğit Hocaoğlu’nun yaptığı açıklamaya göre; günümüzde alerjiler, çoğu zaman kısa süreli kullanılan ve öksürük, hırıltı, kaşıntı gibi belirtileri azaltan ya da daha uzun süreli kullanılan kontrol edici (kortizonlu spreyler) ilaçlarla tedavi edilmektedir. Kontrol edici ilaçlar kullanılmadığı takdirde hastalığın ağırlığı gittikçe artmakta ve kronikleşme gibi ciddi sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Buna rağmen yıllar süren devamlı etkin bir tedaviden sonra günlük kullanılan kontrol edici  ilaç kesilince belirtiler tekrar ortaya çıkabilmektedir. Önemli olan nokta ise, uzun süreli ilaç tedavileri yan etki olasılığını aynı zamanda yan etki korkusunu beraberinde getirmektedir. Tüm bu nedenlerden dolayı bilim insanları, kalıcı iyileşme ile sonuçlanan tedavilere yönelme gereği duymuştur. Bu tedavi yöntemlerinden en önemlisi ve geçerlisi “Alerjen Immünoterapisi” olarak adlandırılmaktadır.

“Alerjen Immunoterapisi”, astım ve alerjik rinit şikayetlerin giderilmesinin yanı sıra ömür boyu iyileşmeyi sağlamakta, astım gelişimini ve yeni alerjenlere duyarlı hale gelmeyi önlemektedir.

“Alerjen Immunoterapi” hastaya duyarlı olduğu alerjen veya alerjen karışımının giderek artan dozlarda enjeksiyon veya dil altı yoluyla  düzenli olarak verilmesi sonucu immun sistemin bu alerjene yanıt vermemeyi öğrenmesini ve tolere etmesini sağlayan tıbbi yöntemdir.  Doğru tanı sonrası iyi kalitede, iyi tanımlanmış ve klinik olarak etkin alerjen preparatları kullanıldığında alerji, bireylerin hayatını değiştirebilmektedir. Bu tedavinin başlanmasından ortalama altı ay sonra klinik belirtiler ve ilaç tedavisine ihtiyaç belirgin olarak azalmakta, pek çok olguda  bir yıl sonunda ilaç gereksinimi kalmamaktadır.

Uzun vadede yeni alerjenlere duyarlı hale gelme önlenmekte, çocuğun hastalığının ilerlemesi durdurulmakta ve astım gelişimi önlenebilmektedir.  Aşı tedavisi, başlandıktan sonra en az üç yıl devam etmelidir. Dünyada yüz yıldan uzun süredir kullanılmakta olan “Alerjen Immunoterapi” yöntemi daha önce iğne tedavisi olarak uygulanmış ancak son 20 yıldır dil altına uygulanan, hastaların evlerinde kolayca tatbik edebilecekleri yöntem popülerlik kazanmıştır. Bu tedavi yönteminde uygun hasta ve alerjen seçimi sadece alerji uzmanlarınca uygulanabilmektedir.

 

Etiketler: / / / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ