$ DOLAR → Alış: 5,31 / Satış: 5,33
€ EURO → Alış: 6,03 / Satış: 6,05

Oxford Üniversitesi Neden Dünyanın En İyi Üniversitesidir?





Oxford Üniversitesi Neden Dünyanın En İyi Üniversitesidir?

Oxford Üniversitesi ya da sadece Oxford, İngiltere’nin Oxford şehrinde bulunan bir araştırma üniversitesidir. Kuruluş tarihi bilinmemekle beraber, 1096 yılında eğitim verildiği yönünde mevcut belge ve kanıtlarla, İngilizce konuşulan ülkelerdeki en eski üniversite ve kuruluşundan beri faaliyette olan dünyanın ikinci en eski üniversitesidir. II.Henry’nin, İngiliz öğrencilerin Paris Üniversitesine girmesini yasakladığı 1167’den beri hızla gelişmiştir. 1209’da öğrenciler ile Oxford kasaba halkı arasında çıkan münakaşalar yüzünden bazı akademisyenler kuzeydoğuya, Cambridge şehrine giderek orada Cambridge Üniversitesini kurdular. Bu iki eski üniversite yaygın olarak “Oxbridge” ibaresi ile beraber anılmaktadır.

Oxford Üniversitesi hakkında

Üniversite, 38 kolej ve dört kümede toplanan ve tüm akademik bilim dallarını içeren, birçok kurumdan meydana gelir. Bütün kolejler, üniversiteye bağlı olarak öz yönetim ile idare edilir ve her bir kolej kendi üyelerini denetler ve kendi iç yapısı ve faaliyetlerini düzenler. Bir şehir üniversitesi olarak, merkez yerleşkesi yoktur ve bütün binalar ve tesisler şehir merkezi genelinde yayılmıştır. Oxford’daki lisans eğitimlerinin çoğu, üniversite fakülteleri ve bölümleri tarafından sağlanan dersler, konferanslar ve laboratuvar çalışmaları ile desteklenen, özerk idare edilen kolejlerdeki ve salonlardaki haftalık derslerle verilir.

Yüzyılı aşkın bir süredir lisans öğrencilerinin üniversitede eğitim almasına olanak sağlayan, dünyanın en eski ve saygın burslarından biri olan Rhodes Bursu, Oxford Üniversitesinde ortaya çıkmıştır. Üniversite, dünyanın en eski üniversite müzesinin yanı sıra dünyanın en büyük üniversite basınını ve İngiltere’deki en büyük akademik kütüphane sistemini işletmektedir. Nobel ödüllü 28 şahsiyet, Birleşik Krallık’ın 27 Başbakanı ve birçok yabancı devlet başkanını da içeren birçok önemli kişi Oxford Üniversitesinden mezun olmuştur.

Oxford Üniversitesi tarihi

Oxford Üniversitesi kurucusu

Oxford Üniversitesinin kuruluş tarihi bilinmemektedir. Oxford’da öğretim, 1096 gibi erken bir tarihte var olmuştur ancak bir üniversitenin ne zaman kurulduğu net değildir. 1167’de İngiliz öğrencilerin Paris Üniversitesi’nden geri dönmeleriyle beraber hızla gelişmiştir. Galler tarihçisi Gerald 1188’de bu öğrencilere ders vermiştir ve bilinen ilk yabancı akademisyen Emo of Friesland 1190’a gelmiştir. Üniversite yöneticisine, en azından 1201 yılından beri rektör denilmeye başlanmıştır ve uzmanlık dalları, 1231 yılından itibaren üniversite veya kurum olarak anılmaya başlanmıştır. Kral III. Henry döneminde, 1248 yılında üniversiteye kraliyet tüzüğü verilmiştir.

1209’da öğrenciler ile Oxford kasaba halkı arasında çıkan münakaşalar yüzünden bazı akademisyenler Cambridge şehrine giderek orada Cambridge Üniversitesini kurmuşlardır.

Öğrenciler, coğrafi kökene dayalı olarak, iki ”ulus” kavramı altında sınıflandırılmıştır: Kuzeyi temsil eden (Trent Nehri’nin ve İskoç Nehri’nin kuzeyindeki İngiliz halklarını içeren Kuzey Bölgesi veya Boreales bölgesi) ve güneyi temsil eden (Trent Nehri’nin güneyindeki İngiliz, İrlanda ve Galler halklarını içeren Güney Bölgesi veya Australes Bölgesi). Daha sonraki yüzyıllarda, Oxford’daki kolej veya yurt üyeliklerinin geleneksel hale gelmesiyle beraber, öğrencilerin coğrafi kökene göre sınıflandırılması geçerliliğini korudu.

Buna ek olarak, 13. yüzyılın ortalarında Oxford’a yerleşen Dominikan, Fransiskan, Karmelit ve Augustin tarikatlarının üyeleri da dahil olmak üzere pek çok dini tarikat mensubu, nüfuz sahibi oldu ve öğrenciler için evler veya yurtlar açtı. Aynı zamanda, bazı hayırseverler müstakil bilimsel topluluklar olarak faaliyet gösteren özel kolejler kurdular. Bu ilk kurucular arasında; 1249 yılında üniversite koleji kuran Durhamlı William, ve Balliol Kolejini kurup ismini veren ve aynı zamanda sonraki dönemlerdeki İskoçya Kralının babası John Balliol yer alır. Bir başka kurucu ise, sonraları İngiliz Lordu ve Şansölyesi ve daha sonra Rochester Piskoposu olan Walter de Merton, üniversite yaşamı üzerine bir dizi düzenlemeler getirmiş; kurduğu Merton Koleji, Oxford Üniversitesinin yanı sıra Cambridge Üniversitesine de model olmuştur. Bu dönemden sonra sayıları hızla artan öğrenciler, cemaat evleri ve yurtlardan ayrılarak kolejlerde kalmaya başladılar.

1333-34’te, bazı memnuniyetsiz Oxford araştırmacıları tarafından Lincolnshire eyaletinin Stamford kentinde yeni bir üniversite kurma girişiminde bulunuldu fakat bu girişim Oxford ve Cambridge üniversiteleri tarafından Kral III. Edward’a yazılan dilekçe ile engellendi. Bu olaydan sonra, 1820’lere kadar İngiltere’de, hatta Londra’da bile, yeni üniversitelerin kurulmasına izin verilmedi; dolayısıyla, Oxford ve Cambridge üniversiteleri batı Avrupa ülkelerinde olağan dışı olarak kabul edilen ikili bir hegemonya kurdular.

Rönesans döneminde Oxford

Oxford Üniversitesi, 15. yüzyılın sonlarından yeni Rönesans ilminin etkisi altında kaldı. Dönemin üniversite araştırmacıları arasında Yunan dili eğitiminin canlanmasına katkıda bulunan William Grocyn ve tanınmış kutsal İncil araştırmacısı John Colet yer almıştır.

İngiliz Devrimleri ve Roma Katolik Kilisesi ile yolların ayrılmasıyla beraber muhalif Oxford akademisyenleri, Avrupa’ya kaçarak özellikle Douai Üniversitesine girdiler. Oxford’daki öğretim metodu Orta Çağ bilimsel yöntemlerinden Rönesans eğitimine devşirildi, ancak üniversite ile ilişkili kurumlar arazi ve gelir kaybına uğradı. Oxford, eğitim ve burs merkezi olarak Aydınlanma Çağında saygınlığını yitirdi; kayıtlar azaldı ve eğitim sekteye uğradı.

Canterbury şansölyesi ve başpiskoposu William Laud, 1637 yılında üniversitenin tüzüğünü oluşturdu. Bu sistem, büyük bir oranla, 19. yüzyılın ortalarına kadar yönetmeliklerinde kaldı. Laud ayrıca üniversite basını için ayrıcalıklar sağlayan bir tüzüğü meydana getirdi ve üniversitenin ana kütüphanesi olan Bodleian Kütüphanesine önemli katkılar sağladı. İngiltere Kilisesinin kuruşundan 1866 yılına kadar, kiliseye üye olabilmek için üniversitenin Edebiyat Fakültesi (BA) mezunu olma şartı arandı ve “muhaliflerin” ancak 1871 yılında Yüksek Lisans diploması almasına izin verildi.

Kasabanın muhalefet partisini desteklemesine rağmen, Üniversite, İngiliz İç Savaşı (1642-1649) sırasında Royalist (Monarşi) partisinin merkezi idi. Ancak Oxford Üniversitesi, 18. yüzyılın ortalarından itibaren politik çatışmalara nadiren sahne oldu.

1610 yılında, Sir Christopher Wren tarafından kurulan Wadham Koleji, bir lisans üniversitesi idi. Wren, 1650’lerde Oxford’da kurulan Oxford Felsefe Kulübünde, Robert Boyle ve Robert Hooke gibi deneysel bilim dalında araştırmalar yapan öğrencilerin de aralarında bulunduğu parlak bir öğrenci grubundaydı. Bu grup, Warden Koleji Müdürü John Wilkins rehberliğinde, Wadham’da düzenli toplantılar düzenledi ve bu grup Kraliyet Topluluğunun (Royal Society) çekirdeğini oluşturdu.

Modern çağda Oxford

19. yüzyılın ortalarında, daha sonraki dönemlerde Kardinal olan Newman önderliğindeki bir grup tarafından Oxford Hareketi (1833-1845) başlatıldı. Alman üniversitesinin reform modelinin etkisi, Edward Bouverie Pusey, Benjamin Jowett ve Max Müller gibi önemli akademisyenler aracılığıyla Oxford’a yansıdı.

Matematik ve Literae Humaniores gibi değişik branşlarda, onur nişanı vermek üzere düzenlenen, farklı bir eğitim uygulaması 1802’de başladı. 1853 yılında Doğa Bilimleri ve Yasası ile Modern Tarih dersleri eklendi. 1872 yılına gelindiğinde, Modern Tarih dersi, Hukuk İlmi ve Modern Tarih olmak üzere iki farklı dala ayrıldı. İlahiyat ana bilim dalı, açılan altıncı onur nişanı bölümü oldu. Edebiyat Fakültesi dahilinde yer alan bu onur nişanı bölümlerine ek olarak, lisansüstü Medeni Hukuk Eğitimi verilmeye başlandı ve halen devam etmektedir.

19. yüzyılda yapılan idari yenilikler arasında, üniversite girişinde sözlü sınavlardan yazılı sınavlara geçilmesi, dini muhalefet için daha fazla hoşgörünün sağlanması ve dört kadın kolejinin kurulması yer alıyordu. 20. yüzyıl Birleşik Krallık Özel Konseyi kararları (örneğin zorunlu günlük ibadetlerin kaldırılması, Kraliyet tarafından atanan İbranice profesörlerinin rahiplik statüsünden azledilmesi, kolejlerin teolojik kalıntılardan arındırılıp diğer amaçlara yönlendirilmesi) geleneksel inançlar ile güncel tatbik arasındaki bağları zayıflattı. Ayrıca, üniversitenin önemle üzerinde durduğu konular geleneksel olarak klasik bilgiye dayansa da, müfredatı 19. yüzyıl boyunca bilimsel ve tıbbi araştırmaları kapsayacak şekilde genişletildi. Üniversite’ye kabul edilmek için, 1920 yılına kadar Klasik Yunanca ve 1960 yılına kadar Latince dilleri şart koşuluyordu.

Oxford Üniversitesi, 20. yüzyılın ilk otuz yılında doktora eğitimi ve diploması vermeye başladı. Matematik dalında ilk doktora diploması 1921’de verildi.

1914’ün başında üniversite yaklaşık üç bin lisans ve yaklaşık 100 lisansüstü öğrenciye eğitim veriyordu. Birinci Dünya Savaşı’nda birçok üniversite öğrencisi ve grubu silahlı kuvvetlere katıldı. 1918 yılına gelindiğinde hemen hemen bütün akademi üyeleri askerdeydi ve öğrenci nüfusu %12’lere kadar düştü. Üniversite öğrenci veri tabanına göre, üniversitenin toplam 14.792 üyesinin savaşa katıldı ve 2.716’sı (yüzde 18,36) savaşta hayatını kaybetti. Savaş yıllarında terk edilen üniversite binaları hastaneler, askeri okullar ve askeri eğitim kampları haline geldi.

20. yüzyılın ortalarında, Nazizm ve komünizmden kaçıp, Oxford’a yerleşen birçok akademisyen oldu.

Oxford Üniversitesindeki seçkin akademisyenlerin uzun bir listesi vardır ve bu akademisyenler arasında İngiliz siyasetine, bilime, tıpa ve edebiyata büyük katkılarda bulunanlar yer alır. 50’den fazla Nobel ödüllü şahsiyet ve 50’den fazla dünya lideri Oxford Üniversitesinde eğitim görmüştür.

Ana binalar

Üniversite, bir “şehir üniversitesi” olduğu için merkez yerleşkesi yoktur ve kolejler, bölümler, yurtlar ve diğer tesisler şehir merkezine yayılmıştır. Bilim bölümlerinin çoğunun bulunduğu Bilim Alanı, bir üniversite yerleşkesine en çok benzerlik gösteren alandır. Kentin kuzeybatısında bulunan 4 hektarlık Radcliffe Gözlem evi merkezi, şu an geliştirme aşamasındadır. Bununla birlikte, büyük kolejlerin yerleşkeleri bu alana yakın büyüklüktedir.

Simgesel üniversite binaları arasında Radcliffe Salonu, müzik konserleri, konferanslar ve üniversite törenleri için kullanılan Sheldonian Tiyatrosu, sınavların ve bazı derslerin yapıldığı Sınav Okulları yer alır. Virgin St Mary (Bakire Meryem) Üniversite Kilisesi, Sheldonian’ın inşasından önce üniversite törenleri için kullanıldı. Christ Church (İsa Kilisesi) Katedrali, benzersiz bir şekilde hem kolej mabedi hem de katedral olarak hizmet vermektedir.

2012-13 yıllarında üniversite tarafından, tarihi Meadow Limanına ve Cripley Meadow’a bakan ve şehir merkezindeki çan kulelerinin manzaralarını engelleyen, bir hektarlık (400m × 25m) bir alana inşa edilen 4-5 katlı Castle Mill öğrenci yurdu tartışmalara yol açtı. Bu binanın inşa edilmesi, Stonehenge antik alanının yanında bir gökdelen inşa etmekle eş değer olarak görüldü.

Oxford Üniversitesi parkları

Üniversite Parkları, şehrin kuzeydoğusunda yer alan, 28 hektarlık (70 dönüm) bir park alanıdır. Gün içinde halka açıktır. Bahçeler ve egzotik bitkilerin yanı sıra, parklarda, resmi ve gayri resmi müsabakalarda kullanılan çok sayıda spor alanı bulunmaktadır ve aynı zamanda evrim sürecini açıklamak ve araştırmak için kurulmuş deneysel bir bahçe olan Genetik Bahçesi de dahil olmak üzere özel ilgi alanlarına yönelik birimler yer almaktadır.

High Street’teki Botanik Bahçesi, İngiltere’deki en eski botanik bahçesidir. 1,8 hektar (4½ dönüm) üzerinde 8000’den fazla farklı bitki türünü içerir. Dünyanın en çeşitli ve büyük koleksiyonlarından biridir ve uzun bitki türlerinin %90’dan fazlasının örneklerini içerir. Harcourt Botanik Bahçesi, şehrin altı mil (10 km) güneyinde yer alan 130 dönümlük (53 hektar) ormanlık alandır ve 67 dönüm (27 hektar) yeşil alan içerir. 1.000 dönümlük Wytham Ormanı üniversiteye aittir ve zooloji ve iklim değişikliği araştırmaları için kullanılır.

Başta Christ Church Çayırı olmak üzere, Bagley Ormanı gibi kolejlere ait birçok açık alan halka açıktır.

Oxford Üniversitesi yapısı

Kolej üniversitesi olarak, Oxford’un yapısı, bilmeyenler için kafa karıştırıcı olabilir. Üniversite, 40’tan fazla öz yönetim ile idare edilen kolej ve yurt ile rektör yardımcısının başkanlık ettiği bir merkezi yönetim birliğidir.

Bu birliğin yapısının merkezinde akademik bilim dalları yer alır ve belirli bir üniversiteye bağlı değildirler. Bölümler, öğretim ve araştırma olanakları sağlar, öğrencilerin eğitiminde ders ve öğretim kurallarını belirler, araştırma yapar, dersler ve seminerler düzenler.

Üniversitelerde, lisans öğrencileri için dersler verilir ve bir akademik bölüm üyeleri birçok farklı kolejde derslere girer. Bazı kolejler belirli bir ana dal üzerinde ihtisas yapmış olsa da (örneğin, Nuffield Koleji sosyal bilimler merkezidir), bu kolejler istisnadır ve birçok kolej, akademisyenleri ve çeşitli branşlardaki öğrencileri ile karma bir eğitim müfredatında sahiptir. Kütüphane gibi hizmetler, Merkezi üniversite (Bodleian), ana bilim dalları (İngilizce Fakültesi Kütüphanesi gibi bölümlere özel

Etiketler: / / / / / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ